"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir."

Özgürlük ve Bağımsızlık Benim Karakterimdir.

YAZILAR

Türkiye’nin Dış Politika Öncelikleri Nelerdir ?

"Kalemimiz vicdanımız, satırlarımız direniştir."

Ana Sayfa › Yazılar › Detay
Picture of Prf. Dr. Barış Doster

Prf. Dr. Barış Doster

Türkiye’nin Dış Politika Öncelikleri Nelerdir ?

Dış politikaya, uluslararası ilişkilere, savunma
ve güvenlik konularına meraklı olanlar bilirler,
güvenliğin bölünmezliği ilkesi esastır. Eğer bir taraf
kendi güvenliğini, diğer tarafın güvensizliği üzerine
inşa ederse, kendisi de güvende sayılmaz. Bir bölgede
bulunan devletin güvenliği, o bölgedeki diğer devletin
veya devletlerin güvenliğiyle yakından, doğrudan
ilişkilidir. Bunlar karşılıklı olarak birbirlerinden
etkilenirler. Bir ülkede güvensizlik, istikrarsızlık,
huzursuzluk varsa, tüm bölge bundan etkilenir. Çünkü
devletlerarasında karşılıklı etkileşim vardır. Güçler
denk olmasa bile, bu durum değişmez.

Dış politikaya ilişkin bir kural da şudur: Yayılmacı
söylem, mezhepçi söylem, etnikçi söylem, er ya da
geç kaybetmeye mahkûmdur. O nedenle laiklik,
sadece iç siyasette değil, aynı zamanda dış siyasette
de çok önemli bir ilkedir. Bu sayede, komşu ülkelerin
içişlerine, hem etnik düzlemde hem de mezhepsel
düzlemde müdahale etmenin önüne geçilir. Türkiye’nin
uzun yıllar Irak’ın kuzeyinde Barzani’yi desteklemesi,
Bağdat’ın içişlerine karışması, Suriye’de ise mezhepçi
temelde bir siyaset güdüp, Esad karşısında her kim var
ise ona destek vermesi, sonuçta Türkiye’nin yararına
olmamıştır. Irak’ın ve Suriye’nin etnik ve mezhepsel
temelde bölünmesi yönünde hayli yol alınmıştır.
Bundan da en kazançlı çıkan devlet İsrail olmuştur.
Türkiye ise sığınmacı boyutuyla, ekonomik boyutuyla,
güvenlik boyutuyla, diplomatik boyutuyla kaybedenler
arasındadır. Dahası Suriye; Türkiye’nin Ortadoğu’ya
açılan kapısıdır ve bu ülkedeki iç savaş, Türkiye’ye
Suriye pazarını kaybettirmesi yanında, çok önemli bir
ticaret yolundan da mahrum bırakmıştır.

"Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir milletin muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedef-i mukadderatı üzerinde yürümesinde, en büyük kuvvet gazetecilerdir."

— MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
DERGİDEN

Diğer Yazılar

Dergimizde yayınlanan yazılardan seçmeler

ATATÜRK’ÜN SON HASTALIĞI

Madem ki Mustafa Kemal Atatürk kendi sağlığının Türk hekimlerine emanet edilmesini istemiş, bugün, Askeri Tababetin kuruluşundan 198 yıl sonra, Atatürk’ ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ nin

Devamını Oku »

ATATÜRK DÖNEMİNDE LAİKLİK

Laiklik kısaca aklın özgürleşmesidir. Aklı eleştirel, sorgulayıcı yönde kullanmasına izin vermeyen her türlü etkenden özgürleşmesidir. Laiklik, devlet, siyaset, hukuk, eğitim gibi işlerin dine göre düzenlenmemesi,

Devamını Oku »

Aydınlık Yolundaki Bu Direnişe Sen de Destek Ver

Dergi 1881, Atatürkçü düşüncenin ve Cumhuriyet değerlerinin savunucusu olarak yoluna kararlılıkla devam ediyor. Siz de bu yolculuğa ortak olun.

Bildirimleri Etkinleştir Tamam Hayır