Açıklama
Sevgili Okuyucularımız,
Cumhuriyetin ikinci yüzyılına adım attığımız bu dönemde, ülkemizin kuruluş felsefesine yeniden dönmenin
ne kadar kıymetli olduğunu her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Değerlerin hızla savrulduğu, adalet
duygusunun zedelendiği, güvenin ve huzurun tartışıldığı bir atmosferde, Türkiye’nin aydınlık yarınlarını inşa
eden temel ilkelerin aslında ne kadar yaşamsal olduğunu görüyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu laik Cumhuriyet; yalnızca bir yönetim sistemi değil, toplumun her ferdine
eşit mesafede duran bir adalet anlayışı, aklın ve bilimin rehberliğinde ilerleyen bir eğitim düzeni ve bireyin
özgürlüğünü esas alan bir yaşam biçimidir.
Bugün yaşadığımız birçok sosyal, kültürel ve hukuki tartışmanın, Atatürk’ün yıllar önce yaptığı uyarılarda
ve çizdiği yol haritasında karşılığını bulması boşuna değildir. Onun öngörülerinin bu kadar güçlü olmasının
nedeni, bireye, topluma ve devlete dair evrensel doğruları cesurca hayata geçirmiş olmasıdır.
Cumhuriyetimizi ayakta tutan en önemli unsurlardan biri eğitimdir. Çünkü eğitim, bir ülkenin kaderini
değiştiren en büyük güçtür. Cehaletin yerine bilgiyi, dogmaların yerine aklı, eşitsizliğin yerine fırsat
adaletini koyar. Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller” ideali bugün hâlâ yolumuzu
aydınlatan en net pusuladır.
Bu sayımızda, geçmişin mirası ile bugünün sorumluluğunu bir araya getiriyoruz.
Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı pek çok sorunun çözümünün, yine Cumhuriyetin kuruluş ilkelerinde,
bilimin ışığında ve çağdaş eğitim anlayışında saklı olduğunu hatırlatıyoruz.
Dergi 1881, yalnızca tarihe bakan bir yayın değildir;
aynı zamanda bugünü anlamaya, yarını ise daha doğru kurmaya çalışan bir bilinç çabasıdır.
Biz, bu ülkenin kurtuluşunu da kuruluşunu da mümkün kılan aklın, bilginin ve adaletin izinde yürümeye
devam ediyoruz.
Ve biliyoruz ki;
Cumhuriyet, yalnızca geçmişin bize bıraktığı bir emanet değil, her gün yeniden korunması gereken bir yaşam
biçimidir.
Saygıyla, umutla ve daima Atatürk’ün ışığında…
Tuğba Özcanlı



