Merhaba, Dergi 1881 okuyucuları,
Yeni yılın bu ilk günlerinde kıymetli yazarlarımız, yeni konularımız ve görsellerimiz
ile sizlerle tekrar bir araya gelmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu vesile ile hepinize
sağlıklı, mutlu ,barış içinde bir yıl diliyorum.
Ne yazık ki uzunca bir süredir ata mirasımız Cumhuriyet, Atatürk ilkeleri ve laiklik gibi
hepimizin ince çizgisi olan kavramlardan giderek uzaklaşıyor ya da uzaklaştırılıyoruz.
Bugün hepimizin yegane görevi bu gidişata dur demek, Cumhuriyet’in kazandırdıklarını
sıkı sıkıya korumak, her alanda daha güçlü daha özgürlükçü düşüceleri savunmaktır.
Bu yalnızca bir görev değil aynı zamanda bir sorumluluktur.
5. Sayımızda da okuyacağınız üzere ülkelmizde Uğur Mumcu, Muammer
Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok ve daha bir çok aydın sadece savunduğu
düşünceler ve halkı aydınlatmak uğruna karanlığa mahkum edildiler. Özellikle 1993
yılı, yazarımız Mehmet Tezkan’nın da kaleme aldığı gibi, yakın tarihin en karanlık
yıllarından biriydi..
Terör saldrıları ve faili meçhul cinayetler ile dolu bir yıl. Bugün
yakın tarihimizi unutmuş gibi harket eden siyasi bir iktidar, laiklik karşıtı bir eğitim
bakanı, sanata, doğaya, kadın haklarına, hatta hayvan haklarına karşı bir düzen ile
mücadele ediyorsak aslında büyük usta Genco Erkal’ın kulaklarımızda çınlayan sesi
ve Nazım Hikmet’in kelimeleriyle
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”
Sevgiyle…
Tuğba Özcanlı






