Hayvan haklarıyla ilgili yapılan yasa değişikliğinin
uyutma adı altında katliam yasası olduğuna, sözde
örnek aldıkları veya inceledikleri ülkelerde böylesine
toplu itilafı meşrulaştıran bir yasa olmadığına dair
dünya ülkelerinden somut örnekler vererek defalarca
yazmış, hayvanlara yaşama hakkı tanımayan yasanın
değiştirilme nedenlerinin doğrudan olmasa bile
siyasetle dolaylı bağlantısının olduğuna işaret etmiştim.
Fazla değil üç yıl önce (2021) 11 maddesi zaten
değiştirilmiş, bir maddesi de tamamen kaldırılmıştı.
Kamuoyunda “Katliam Yasası” olarak tepki bulan yasa
taslağı, sadece kedi-köpek meselesi denilecek kadar sığ
bir konu değil, arka planda toplumun görmesini veya
bilmesini istemedikleri gerçeklerin üzerine atılmak
istenen bir örtüdür.
Yasa taslağına ilişkin tepkileri kırmak yerine
“uyutma”yı“ötenazi” ile değiştirerek toplumsal
tepkinin ve şiddetin boyutunu daha da genişletmeleri
ise zannedildiği gibi çelişki değil, AKP’nin şiddetten
beslenen bir yapı olduğunun göstergesidir. Çünkü
uyutmaya nazaran ötenazi, insan zihninde doğrudan
öldürmeyi çağrıştırdığı ve doğal sonucu olarak da
toplumsal tepkiyi büyüteceği hesaplanarak tercih
edilmiştir. Kimsenin üzerinde durmadığı bu gerçekten
bakıldığında söz konusu yasa değişikliğinin yalnızca
sokak hayvanlarıyla ilgili olmadığı, hepimizi doğrudan
ilgilendiren önemli ekonomik tasarruf, iklim yasası
gibi toplumsal sorunlarının üzerine atılmak istenen
örtü olduğu açıkça görülecektir.













