Hani bazı tarihler vardır ki, bir dönemin özelliğini
ve o döneme ait ya da yakklaşık o yıllarda doğmuş
insanların ortak kimliğini vurgular.
47’liler gibi
68 kuşağı, 78 kuşağı gibi.
Yaşım itibarıyla 78 kuşağı olarak adlandırılan sınıfa
mensubum.
Hani şu, 1968’lileri kendine örnek alan ve devrimci
ruha sahip, yurtsever – anti emperyalist mücadeleyi
kendisine hayat biçimi olarak ve şiar olarak
benimsemiş insan kitlesini kastediyorum.
Ama eğer, insanların dünyaya tarihin herhangi
bir noktasıda gelmeyi kendileri seçebilme şansları
olsaydı, ben 1923 yılında veya biraz öncesi ya da
sonrasında doğan insanlardan biri olmak isterdim.
Niye derseniz?
Tarihin çıkardığı en büyük devlet insanı ve en büyük
komutanın liderliğinde gerçekleştirilen o “Büyük
Devrim”in bizzat bir parçası olmak istediğimden.














