Osmanlıda eğitim medreselerde, azınlık
okullarında ve tarikatlarda olmak üzere çeşitli
eğitim kurumlarında yapılmakta idi. Azınlıkların
da her biri kendi kültür ve anlayışlarına göre
eğitim vermekteydi. İstanbul’da ve diğer büyük
kentlerde Rum (Yunan) mektepleri yanında
Ermeni okulları da faaliyet gösteriyordu.
Kapitülasyonlar (ayrıcalıklar) tanınan azınlıklar
kendi dillerinde kitaplar yazdırıp bastırarak
kendi halklarını eğitiyorlardı.
Türkler ise medreselerde Arap
alfabesi kullanarak eğitim
alıyorlardı. Arap alfabesi çok zor
öğrenilen bir alfabe olduğundan
Arap ülkelerinde ve Osmanlı
da okuma yazma oranı nüfusun
%5-8’i dolaylarında idi. Kadınlarda bu oran
%2’lere iniyordu. Osmanlı’ da okuma yazma
bilenlerin bir bölümünün azınlıklar olduğu
dikkate alınırsa Türklerde okuma yazma oranı
%5’in altına inmekte idi. Kısacası Osmanlı’da
eğitim çok çeşitlilik arz ediyordu. Üstelik zaten
eğitim zorunlu da değildi.
Osmanlı’nın yükselme devrinden sonra
toplumda çağdaş hayattan kopuş olmuş, dil
alanında da Arapça ve Türkçe çatışır hale gelmiş
Arap alfabesi hakim hale gelmişti….














