"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir."

Özgürlük ve Bağımsızlık Benim Karakterimdir.

YAZILAR

Etem Neden Etem Oldu | Mustafa Sağlamer | 6. Sayı

"Kalemimiz vicdanımız, satırlarımız direniştir."

Ana Sayfa Yazılar Detay
Picture of Mustafa Sağlamer

Mustafa Sağlamer

Etem Neden Etem Oldu | Mustafa Sağlamer | 6. Sayı

Beni sevsen / beni üzmesen
olur mu? / Olur ama garip olur;
o zaman kederim kalmaz.
Bir şey değil;
meyhaneciye karşı ayıp olur…
Ustalar ustası Ümit Yaşar Oğuzcan’ın “Nasıl Olur?” dizeleri,
birbirinden güzel yapıtlarından yalnızca biri…
***
Asiye Nasıl Kurtulur, Eğreti Gelin, Eylül Fırtınası, Cengiz Han’ın
Hazineleri, Kadının Adı Yok, Bekle Dedim Gölgeye, Berdel, Düş
Gezginleri, Hayallerim, Aşkım ve Sen… Ve hepsi evrensel değerde
nice eser. Ayrıca, benim gibi gazete editörlüğü kökenli bir kişiye,
yağmurlu bir gecede galibiyetimizle biten milli maç sonrası esin
kaynağı olan “Gece, Melek ve Bizim Çocuklar…”
Tümü de sinema dehası Atıf Yılmaz’ın yönettiği yapımlar…
***
Atatürk’ün naaşı Etnografya Müzesi’nden Anıtkabir’e
taşınırken, ilâhi bir müzikle, kortejdekilerin gözyaşları sel gibi
boşanıyordu. Atatürk Oratoryosu’ydu bu. Gılgamış Operası,
Van Gogh Operası, Hürrem Sultan Balesi’nin de yaratıcısı, aynı
zamanda piyano virtüozu olan Nevit Kodallı’nın bestesiydi…
***
Kerbelâ Destanı (Halil İbrahim), Mihriban, Yolun Sonu
Görünüyor… Elbette kimden söz edeceğimi anladınız, değil
mi değerli okurlar? Elbette Musa Eroğlu’ndan. Çünkü onlarca
profesyonel icracı da okusa, bu türküler akla hemen onu getiriyor.

Devamını Okumak İçin Dergimizi Satın alabilirsiniz

"Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir milletin muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedef-i mukadderatı üzerinde yürümesinde, en büyük kuvvet gazetecilerdir."

— MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
DERGİDEN

Diğer Yazılar

Dergimizde yayınlanan yazılardan seçmeler

ATATÜRK’ÜN SON HASTALIĞI

Madem ki Mustafa Kemal Atatürk kendi sağlığının Türk hekimlerine emanet edilmesini istemiş, bugün, Askeri Tababetin kuruluşundan 198 yıl sonra, Atatürk’ ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ nin

Devamını Oku »

ATATÜRK DÖNEMİNDE LAİKLİK

Laiklik kısaca aklın özgürleşmesidir. Aklı eleştirel, sorgulayıcı yönde kullanmasına izin vermeyen her türlü etkenden özgürleşmesidir. Laiklik, devlet, siyaset, hukuk, eğitim gibi işlerin dine göre düzenlenmemesi,

Devamını Oku »

Aydınlık Yolundaki Bu Direnişe Sen de Destek Ver

Dergi 1881, Atatürkçü düşüncenin ve Cumhuriyet değerlerinin savunucusu olarak yoluna kararlılıkla devam ediyor. Siz de bu yolculuğa ortak olun.

Bildirimleri Etkinleştir Tamam Hayır