Emperyalist güdümlü PKK terör örgütünün talep ve
istekleri, AKP eliyle 2013’ten itibaren kademeli olarak
yerine getirildi. Verilen tavizler sonrasında terör örgütü
alenen kongre düzenleyip bildiri yayınlayarak Türkiye’nin
kuruluş manifestosu olan 1924 anayasası ile Lozan
Barış Antlaşması’nı tanımayan açıklamalar yaptılar. Bu
açıklamayla aslında AKP’nin önüne “PKK’nın kendini
feshetmesi için sizin de Lozan ile 1924 anayasasını
feshetmeniz gerekiyor” şartını koymuş oldular. Türkiye’yi
Sevr ile Lozan arasına sıkıştıran uygulamalar iktidarın
yanlış politikalarının sonucu değil, bilinçli olarak
cumhuriyet’i dönüştürme planının sonucudur.
Cumhuriyeti ve değerlerini aşındıran AKP, Erdoğan’ın
birçok defa “1923’te Lozan’ı bize razı ettiler. Birileri de
bize Lozan’ı zafer olarak yutturmaya çalıştılar.” gibi benzer
söylemleriyle PKK ile aynı amaç ve hedefte birleştiğini
teyit etmiştir.
Açılım sürecinde Lozan’ın 2023’te sona ereceği yalanını
servis eden de emperyalist uzantılı AKP ve yandaşlarıdır.
Teokratik monarşiden laik cumhuriyete, çok milletli
ve muhtar eyaletli devletten ulusal, üniter devlete,
marabalıktan, cariyelikten özgür, eşit vatandaşlığa geçişin
ve tam anlamıyla da çağdaş bir toplum olmanın yolunu
açan devrim anayasası, ikisinin de hedefindedir asıl
görevleri de budur.













