19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal
Paşa görünüşe göre kendisine verilen Anadolu’da
ki Padişah’a ve o bölgeye yerleşen İngiliz askerlerine
karşı isyan bayrağı kaldıran yerel halk ve örgütlerini
bu isyanlarından vazgeçirme, engelleme görevini
uygulamayı hiçbir zaman düşünmedi.
O ve arkadaşları İstanbul’da Şişli’deki evinde yaptıkları
toplantılarda ülkeyi kurtarma hareketini Doğu’dan
başlatmanın çok daha uygun olacağına karar vermişlerdi.
Üstelik o bölgede henüz ordusuna silah bıraktırmamış
olan kumandanlar ve kendileri için de çok güvenilir olan
Kazım Karabekir Paşa vardı ki o da en az kendileri kadar
bir vatansever askerdi, kendisini bu ülküye adamıştı.
Bu nedenle Mustafa Kemal Paşa, ordu müfettişliği
yetkisini kullanarak Samsun’a gelir gelmez Diyarbakır
Bölgesinden toplanarak Havza’ya getirilen silahlara el
koydu, silahları evlere taşıttı. Burada ulusal kurtuluşun
ilk adımlarını atmaya başladı.
Karargâhını diğer “Müdafa-i Hukuk Cemiyetler” ile
buluşmak üzere Amasya’ya taşımaya karar verdi. Fuat
Paşa ve Rauf beyi de Amasya ‘ya çağırdıktan sonra
burada yayınladığı bildiride amaçladığı hedefin “Vatanın
birliği ve milletin bağımsızlığının korunması” ilkesini
hedeflediklerini açıkladı ve Sivas üzerinden Erzurum’a
gitti. Kurtuluş doğudan başlatılmalı idi.
Bu gidişi işgal kuvvetleri olan İngilizleri
kuşkulandırdığından Padişah’tan geri çağrılması
konusunda emir çıkarttırdılar ise de Mustafa Kemal Paşa
hedefinden dönüş yapmadı.
Padişah tarafından İngilizlerin baskısı il, kendisinin
görevden alındığı açıklanıp İstanbul’a getirilmesi için
çıkarılan fetvaya dayanarak O’nu uğrayacağı Sivas’da
yakalamak üzere Sivas’a gelen Harput Valisi Ali Galip,
Sivas Valisinden ve yerel halktan yardım istedi ise de
hiçbir destek alamadı ve eli boş dönmek zorunda kaldı.














