"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir."

Özgürlük ve Bağımsızlık Benim Karakterimdir.

YAZILAR

Muazzez İlmiye Çığ | Mustafa Sağlamer | 5. Sayı

"Kalemimiz vicdanımız, satırlarımız direniştir."

Ana Sayfa › Yazılar › Detay
Picture of Mustafa Sağlamer

Mustafa Sağlamer

Muazzez İlmiye Çığ | Mustafa Sağlamer | 5. Sayı

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

*Saygı duyulan kişilik.

*Hayatını bilime adamış kişi.

*Yol aldıkça büyüyen bir varlık…

Yukarıdaki üç tanım, sözlükte sırasıyla şu üç sözcüğün karşılığı:

Muazzez-İlmiye-Çığ.

Bir insan ismiyle bu kadar müsemma olabilir mi dostlar? Bu sorunun cevabı, Muazzez Hanım’ın aşağıda okuyacağınız kısacık öyküsüyle kendiliğinden ortaya çıkacak…

Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından bir ay önce Bursa’da dünyaya geldi, ömrünün 111’inci yılına girdikten beş ay sonra, sevgili kızları Yülman ve Esin’in kolları arasında, görevini yerine getirmiş olmanın huzuru içinde terk etti dünyayı…

Akademik tez vermediğinden bu yönde bir ünvanı yoktu ama İstanbul Üniversitesi tarafından “onursal doktor” ünvanına değer bulundu. Bu sırada AKP iktidara elbette henüz gelmemişti. (Neden “elbette?” Çünkü tüm dini kitapların Sümer dinlerinden kaynaklandığını ortaya koyan birine, üstelik bir kadına, AKP’nin atadığı bir rektörün başında bulunduğu üniversite pâye verebilir miydi? Bırakın pâyeyi; bu iktidar onu “halkı kin ve düşmanlığa sevkettiği iddiasıyla mahkeme karşısına bile çıkardı. Neyse ki hukukun ruhunu özümseniş yargıçlar da vardı…)

Kurtuluş Savaşı yıllarında ailesi Çorum’a yerleşti ve ilkokula burada başladı. Beşinci sınıfa geçtiğinde aile tekrar Bursa’ya döndü. Özel bir okulda Fransızca ve keman dersleri aldıktan sonra 1926 yılında Kız Muallim Mektebi’ne (öğretmen okulu) girdi. 1931 yılında mezun olduktan sonra mesleğe başlayan Çığ, Eskişehir’e tayin oldu.

Atatürk’ün isteği üzerine 1935 yılında Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sümeroloji bölümüne girdi ve 1940 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne tayin edilen Çığ, burada Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılı belgelerin arşivini oluşturdu ve katalog haline getirdi. Philadelphia Üniversitesi Müzesi Tabletler Bölümü Başkanı Prof. Kramer ile yaptığı işbirliği, Sümer edebiyatına yeni konular kazandırdı.

EĞİTİM VE KARİYER

1940 yılında, aynı okulda okuduğu Kemal Çığ ile evlendi.  1960 yılında Heidelberg Üniversitesi’nden aldığı davet üzerine 6 ay burada araştırmalar yaptı. 1965 yılında Roma’da sergilenen ve başkanlık ettiği Hitit Sergisi’ni daha sonra Londra’ya taşıyarak çalışmalarını orada devam etti.

1972 yılında Arkeoloji Bölümü’nden emekli olan Çığ, araştırmalarına ve çalışmalarına devam etti. 1988 yılında Philadelphia Asuroloji Kongresi’ne katılarak, Prof. Kramer’in “History Begins at Sumer / “Tarih Sümer’den Başlar” adlı kitabını Türkçe’ye çevirdi.

ESERLERİ VE KATKILARI

Muazzez İlmiye Çığ, Sümer ve Hitit kültürlerinin en önemli araştırmacılarından biri olarak 13 kitap ve birçok bilimsel makale kaleme aldı. Eserleri arasında “Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni” (1995), “Sümerli Ludingirra – Zaman Tüneliyle Yolculuk” (1996), “İbrahim Peygamber – Sümer Yazılarına ve Arkeolojik Buluntulara Göre” (1997), “İnanna’nın Aşkı / Sümer’de İnanç ve Kutsal Evlenme” (1998), “Zaman Tüneliyle Sümer’e Yolculuk” (1998) gibi önemli çalışmalar bulunuyor.

Üç yıl önce bir televizyon kanalında program hazırlayıp sunarken, değerli dostum, hemşerisi olmaktan onur duyduğum ressam-kaligrafi ustası Etem Çalışkan’ın Mersin’de sergi açtığını, Muazzez Hanım’ın da sergiye gideceğini öğrendim. Hemen telefona sarılıp kadim dostum gazeteci-fotoğraf ustası Necden Canaran’dan ikisiyle  röportaj yapmasını rica ettim. Beni kırmadı ve umduğumdan çok daha kaliteli bir ürünü, üstelik kamerayla çekip gönderdi. Buradaki bir diyalog hâlâ gözlerimin önünde ve kulaklarımda.

Röportajın bir yerinde Kraliçe soruyor Necdet’e:

-Kaç yaşındayım biliyor musun?

“Elbette efendim; 108’e girdiniz.”

Ve Muazzez Hanım’ın tepkisi:

-Ay inanmıyoruuum…

(Necdet’in anında yanıt vermesine değil, kendi yaşına inanamadığını söylediği besbelli…)

Muazzez İlmiye Çığ, sadece bir bilim insanı değil, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel mirasına büyük katkılarda bulunan bir yazar olarak da anılacak. Kendisinin çalışmaları, Sümeroloji alanında dünya çapında önemli bir referans kaynağı oldu.

Rahat uyu canım Sümer Kraliçesi…

 

Devamını Okumak İçin Dergimizi Satın alabilirsiniz

"Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir milletin muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedef-i mukadderatı üzerinde yürümesinde, en büyük kuvvet gazetecilerdir."

— MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
DERGİDEN

Diğer Yazılar

Dergimizde yayınlanan yazılardan seçmeler

ATATÜRK’ÜN SON HASTALIĞI

Madem ki Mustafa Kemal Atatürk kendi sağlığının Türk hekimlerine emanet edilmesini istemiş, bugün, Askeri Tababetin kuruluşundan 198 yıl sonra, Atatürk’ ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ nin

Devamını Oku »

ATATÜRK DÖNEMİNDE LAİKLİK

Laiklik kısaca aklın özgürleşmesidir. Aklı eleştirel, sorgulayıcı yönde kullanmasına izin vermeyen her türlü etkenden özgürleşmesidir. Laiklik, devlet, siyaset, hukuk, eğitim gibi işlerin dine göre düzenlenmemesi,

Devamını Oku »

Aydınlık Yolundaki Bu Direnişe Sen de Destek Ver

Dergi 1881, Atatürkçü düşüncenin ve Cumhuriyet değerlerinin savunucusu olarak yoluna kararlılıkla devam ediyor. Siz de bu yolculuğa ortak olun.

Bildirimleri Etkinleştir Tamam Hayır