Madem ki Mustafa Kemal Atatürk kendi
sağlığının Türk hekimlerine emanet edilmesini
istemiş, bugün, Askeri Tababetin kuruluşundan
198 yıl sonra, Atatürk’ ün kurduğu Türkiye
Cumhuriyeti’ nin seçkin tıp fakültelerinden biri
olan Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ nde yetişmiş
bir klinik tıbbi biyokimya uzmanı Türk hekimi
olarak, tıbbın en tartışmalı vakalarından birini
yeniden ele almak istiyorum: Gazi Mustafa Kemal
Paşa’ nın son hastalığı ve vefatına giden süreç!
Bu yazı, kesin iddialar içeren bir belge değildir.
Dönemin tıbbi bilgisiyle uygulanan tedavilerin
nasıl beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini,
modern biyokimya ve farmakokinetik
perspektifinden sorgulamaktadır. Amacım,
88 yıl önce kaybettiğimiz Büyük Önder’in
hastalığına dair alternatif bir tıbbi çerçeve
sunmak ve bu süreçte dönemin hekimlerinin
karşılaştığı zorlukları anlamaktır. Bu zihin açıcı
metin umuyorum ki pek çok meslektaşım ve tıp
dışı okurlar tarafından anlaşılır şekilde ilgiyle
okunacaktır….














