Laiklik kısaca aklın özgürleşmesidir. Aklı
eleştirel, sorgulayıcı yönde kullanmasına izin
vermeyen her türlü etkenden özgürleşmesidir.
Laiklik, devlet, siyaset, hukuk, eğitim gibi işlerin
dine göre düzenlenmemesi, dinin kişisel ve
özel yaşam alanına çekilmesi ve bu koşulla dini
inanç ve ibadet özgürlüğünün güvence altına
alınmasıdır. Laiklik “din ve devlet işlerinin
birbirinden ayrılması”ndan daha geniştir. Laiklik
Atatürk, Şükrü Kaya, Mahmut Esat Bozkurt gibi
Cumhuriyet’i kuran devrimcilerin belirttiği gibi
“din ve dünya işlerinin ayrılığı”dır. Laiklik, maddi
hayatın, gelenek, din gibi değişmez kurallara göre
değil günün gerekleri, maddi zorunlulukları göz
önünde tutarak düzenlenmesidir.
Atatürk’ün laiklik tanımı şöyledir:
“Kişi, toplum ve devlet yaşamına egemen olan
kuralların tümünün akla ve bilimsel gerçeklere
dayalı olması, bireylerin hiçbir baskı altında
olmadan dinsel inanç ve ibadetlerinin gereğini
yerine getirebilmesidir.”














