Toplumsal eylemsizlik; psikolojik, politik,
sosyolojik ve ekonomik gibi birçok nedene bağlı
olarak bireyden, aileye ve buradan da topluma
yayılarak kitlesel sessizliğe dönüşmesiyle
başlar. Temel dinamiklerini dışlanma veya
yalnızlık endişesi, alışılmış düzenin bozulma
riski, oto sansür, baskı, ekonomik bağımlılık,
enformasyon ağıyla bütün ülkelerin sınırlarının
kaldırıldığı dijital, sanal yeniçağda medyanın
etkisi ve algı yönetimi oluşturur. Sosyal
çevreden, arkadaş grubundan dışlanma veya
işini, statüsünü kaybetme endişesinin yanı sıra
kitle iletişim araçlarıyla
algıda değişikliğe neden
olacak yoğun propagandalar
da genel bir düşünce
kalıbının oluşmasında
etkilidir. Doğası gereği ait
olduğu toplumun ve inancın
parçası olmak isteyen birey,
tüm bu temel dinamiklerden
yoksun kalma korkusu
taşıyacağından alternatif
fi kirleri özgürce dile
getirmek yerine çoğunluğa uyma eğilimi
göstererek susmayı tercih eder….














