“Bugün neden kadın yazarlar, sanatçılar ya da
deha sayılabilecek besteciler olmadığını merak
ediyorum.” Ünlü Rus yazar Tolstoy’un eşi Sofya
Tolstaya, 1898 yılında ellili yaşlarındayken
günlüğüne bu sitem dolu notu düşmüştü. Ona
göre enerjik bir kadının bütün tutkusu; ailesi,
sevgisi, kocası ve özellikle de çocukları tarafından
adeta tüketilirdi. Kadın, çocuk doğurmayı ve
yetiştirmeyi bitirip sanatsal ihtiyaçlarına dönmek
istediğinde ise artık çok geç kalmış olurdu.
O dönem için yaşam sürelerinin kısalığı bu
“geç kalmışlık” hissini haklı çıkarabilirdi;
ancak günümüzde ömür uzasa da
ilişkilerde hizmet beklentisinin hâlâ
çoğunlukla kadının omuzlarında olması
bu kavramı güncel tutmaya devam ediyor….














